ANNE VE ÇOCUK

23/12/2007

 

ANNE VE ÇOCUK

1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı. Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz

2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz

3 yaşınızdayken size özenle yemekler hazırladı Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz

4 yaşınızdayken elinize rengarenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz

5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz

6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda "GİTMİYCEEEEEEM" diye ağlayarak teşekkür ettiniz

7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camini kırarak teşekkür ettiniz

9 yaşınızdayken size piyano öğretmeni buldu. Notaları bir gün bile çalışmayarak teşekkür ettiniz

10 yaşınızdayken doğum günü partilerinden dans derslerine kadar her yere sizi arabayla götürdü. Arabadan fırlayıp giderken arkanıza bile bakmayarak teşekkür ettiniz

11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü. "Sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz

12 yaşınızdayken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz

15 yaşınızdayken sizi yurtdışında yaz kampına gönderdi. Tek satir mektup yazmayarak teşekkür ettiniz

17 yaşınızdayken erkek arkadaşınızla partiye gitmenize izin verdi. Bir telefon bile etmeden sabaha karşı eve dönerek teşekkür ettiniz.

19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı,sizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı. Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz

21 yaşınızdayken iş hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi "Ben senin gibi olmayacağım" diyerek teşekkür ettiniz

22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz

24 yaşınızdayken uzun suredir çıktığınız çocukla tanışmak istedi "Zamanını ben bilirim" diye tersleyerek teşekkür ettiniz

25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı,sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz

30 yaşınızdayken bebek bakimi hakkında size akil vermek istedi. "Artık bu ilkel yöntemleri bırak"diyerek teşekkür ettiniz

40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı "Anne işim başımdan aşkın"diyerek teşekkür ettiniz

50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu. Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz

Derken bir gün..... o öldü. O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü....

KALBİM

23/12/2007

KALBİM...
UYANDIM BU SABAH,YİNE İTİRAZ
NE BENDEN MEMNUN NEDE KENDİNDEN
NE OLDU? NEYİN VAR? DESEM NAFİLE
ASMIŞKİ SURATIN KONUŞMAZ KALBİM.

KALDIR BAŞINI BİR BAK YÜZÜME
BELKİ ÇARESİ VARDIR GÖZÜMDE
UMUDUN KESMEZ SEVEN GÖNÜLLER
DESEMDE SÖVSEM DE ARTIK NAFİLE
ASMIŞKİ SURATIN KONUŞMAZ KALBİM.

YÜZÜSTÜ BIRAKIP GİTMEK İSTEMEM
BEN SENİN EN YAKIN DOSTUNUM KALBİM
BİR BAK HALİME DESEM NE OLUR?
NE ETSEM NE DESEM ARTIK NAFİLE
ASMIŞKİ SURATIN KONUŞMAZ KALBİM

BIRAKIP GİDERİM BÖYLE YAPARSAN
SENSİZDE YAŞARIM EĞER İNANSAM
SENİNLE HAYATIM ZATEN BİR ZİNDAN
İSTER KONUŞ,KONUŞMA BU SENİN İŞİN
İSTEDİĞİN BUYSA OLDU GİDİŞİN...

Merhabalar dostlar

20/9/2007

Aşıktı delikanlı. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi,
konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun
halini:

- Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor, işi
gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kâr etmiyor,
son bir çare diye geldik size. Halbuki “sen bir garip çobansın, o
padişahın kızı, davul bile dengi dengine” dedim ya, dinlemiyor efendim,
ama herhalde aşkın gözü kördür diye de buna diyorlar, değil mi efendim...

İhtiyar adam bu esnada gözlerini dikmiş, iskeletinin üstüne deriden bir
zırh giydirilmişcesine zayıf, çelimsiz, saçı sakalına karışmış, uzaklara
dalıp dalıp giden, gözlerinde aşktan gayrısı kalmayan diğer çobanı
süzüyordu. Sonra bir ah çekti, yüzünü nefes almadan konuşmasını sürdüren
delikanlıya çevirip tebessüm etti.

- Kolay evlat kolay, dedi, çaresizseniz çare sizsiniz. Ve tane tane
anlatmaya başladı.

İki genç çobanın, çökmek üzere olan bu dağ kulübesinde dertlerine derman
aradıkları ihtiyar adam, aslında padişahın bütün dertlerini paylaştığı,
her meselesini danıştığı bir bilge idi. Yıllar önce padişah kendisini
tanıyıp sevdiğinde bir tek şey istemişti ondan; burada yaşamaya devam
edecekti ve kimsecikler bilmeyecekti kim olduğunu. O günden beri de bu
kulübede yaşıyor, gelen geçene ikram edip, gül alıp gül satıyordu.
Padişahın kızının aşkıyla eriyip muma dönen genç çoban ve yanındaki kadim
dostu nereden bilsindi bu garip ihtiyarın padişahın gönlüne sultan
olduğunu.

Aşık genç, ihtiyar adamın anlattıklarını dinledikten sonra, her şeyin
bittiği anda başlayan son ümide sımsıkı sarılanların o saf ve tertemiz
teslimiyetiyle:

- Sahiden bu kadar kolay mı efendim, dedi, yani o mağarada elimde tesbih ,
kırk gün Allah dersem sevdiğime kavuşabilir miyim, onunla evlenebilir
miyim?

- Evet , dedi bilge, kırk gün o mağarada gece gündüz Allah diyeceksin,
kırk gün sonra padişahın kızı senindir.

İki dost hemen yola çıktılar, aşık çobanın yüzüne kan, dizlerine derman,
yüreğine yeniden can gelmişti. Arkadaşına sarılıp, elinde tespih, gönlünde
aşk, yüzünde ümit çiçeklerinden örülme bir tebessüm, mağaranın yolunu
tuttu. Gelir gelmez hiç vakit kaybetmeden diz çöktü, dualar etti,
gözlerini kapattı, kalbini padişahın kızına bağladı, eline tesbihini aldı
ve dudakları kıpırdamaya başladı: Allah, Allah, Allah...

Günler günleri padişahın kızının hayaliyle tespih taneleri gibi
kovalayadursun, mağaranın yakınındaki köyleri bir söylenti çoktan
sarmıştı. Herkes birbirine karşı dağdaki mağarada gece gündüz Allah diyen
gençten bahsediyordu. Cami çıkışında ihtiyarlar, çe ş me başında kadınlar,
tarlada işçiler, top oynarken çocuklar, herkes onu konuşuyordu:

- Şu karşı mağarada bir genç varmış, kendini Allah'a adamış, gece gündüz
durmadan Allah diyormuş, Allah Allah ...”

Aşık dostunun ne halde olduğunu merak eden genç çoban, mağaraya geldiğinde
üç hafta geride kalmıştı bile. Bizimkinin gözleri kapalıydı, dudaklarının
da kıpırdamadığını görünce, uyuyakaldı herhalde diye düşündü. Tespih
tanelerinin parmaklarının arasında dolaşmaya devam ettiğini görünce de, bu
nasıl uyku diye sordu kendine. Bu sırada gözlerini açan genç adam ,
karşısında arkadaşını görünce, günlerdir yalnızlığıyla paylaştıklarını
birbiri ardınca anlatmaya başladı: Kırk günün yarıdan fazlası geçmişti, o
durmadan Allah diyordu, ama ne padişahın kızı vardı, ne bir haber, ne bir
ümit kırıntısı... Acaba, diyecek oluyor, yutkunuyor, hayır diyor,
tespihine bakıyor, bir kalp gibi atan sağ el işaret parmağını sabitlemeye
çalışıyor, avuçlarını sıkıyor, gözleri doluyordu. Vedalaştılar. Ay
ışığında dostunun gözlerine yayılan başkalık dikkatini çekmişti genç
çobanın.

Aşık çoban yeniden eline tesbihini aldı, gözlerini kapattı, boynunu neye
bağlayacağını bilemediği kalbine doğru büktü, dudakları kıpırdamıyordu
artık, sustu gece, mağaranın duvarları sustu, tükendi her şey, hiç
tükendi, an bitti, sadece bir söz kaldı: Allah...

Kırk günün dolmasına üç-beş gün kala, mağaradaki dervişin namı bütün
ülkeyi sarmış, nihayet sarayın koridorlarında konuşulur olmu ştu.
Meselenin aslını merak eden padişaha, bu insanların bir yerde sürekli
kalmadıklarından, bulundukları mekâna bereket getirdiklerinden, ne
yapıp-edip bu dervişi ülkelerinde yaşamaya ikna etmeleri gerektiğinden
uzun uzun bahsetti başveziri . Ne yapması gerektiğini artık bilen padişah,
nasıl yapması gerektiğini bilemediği bütün zamanlarda yaptığı gibi, dağ
kulübesinin yolunu tuttu. Hürmetle diz çöktü bilge ihtiyarın önünde.
Derdini anlattı, derman diledi. Sarayının yanına bir saray yaptırmaktan, o
dervişi veziri yapmaya, sancak-tuğ vermeye kadar saydığı her şey,
bilgenin:

- Hünkârım , gönül erleri mala-mülke, makama-mansıba itibar etmezler,
demesiyle son buldu.

Kaderdi bu, padişahlarla köleleri aynı eteğin önünde diz çöktürür, birinin
derdini diğerine derman eyler, ikisini de aynı tebessümle bahtiyar ederdi.
Güldü ihtiyar:

- Neden kerimenizin nikâhını teklif etmiyorsunuz sultanım, dedi. Şaşırma
sırası padişaha gelmişti.

- Nasıl yani, diyebildi, bu şerefi bize lütfederler mi, kabul ederler mi?

Kırkıncı günün güneşi batmak üzereydi genç aşığın mağarasının üstünden...
Padişah ve ihtiyar bilge en önde, arkalarında vezirler, onların arkasında
halktan meraklı bir kalabalık ve en arkada da olup bitenlere bir mana
vermeye çalışan aşık çobanın arkadaşı, mağaraya doğru yürümeye başladılar.
Bu arada bizim aşık kendinden öylesine geçmiş, tespihiyle öylesine bir
olmuştu ki, gelenler içeri girseler ve bir tesbihten başka bir şey
bulamasalar şaşırmazlardı.

Padişah edepte kusur etmemeye çalışarak içeri girdi, ellerini birbirine
bağladı, duyulması güç bir sesle;

- Efendim , dedi, sizi ziyarete geldik.

Yavaşça başını çevirdi aşık , sonra bütün vücuduyla döndü, gözlerinde en
ufak bir şaşkınlık emaresi yoktu, sapsarı bir heykel gibiydi. Herkes
heyecan içinde. Vezirler, halk, genç çoban, mağara, tespih, sessizlik,
duvar... Hatta güneş bile batmaktan vazgeçmiş, kafasını mağaranın içine
doğru uzatarak olan biteni görme telaşındaydı.

Padişah meramını anlattı, türlü tekliflerde bulundu. Ne saray,

ne vezirlik, ne tuğ ne de sancak, hiç birinde gözü yoktu dervişin.

- Efendim , diyebildi en son, sessizce, benim bir kızım var efendim, zat-ı
âlinize layık değil belki, ama lütfeder nikâhınıza alırsanız bizi bahtiyar
edersiniz...

Kırk günlük çile nihayet bitmiş, olmaz denilen olmuştu. İşte aşık maşukuna
kavu ş acak , murad hasıl olacaktı. Bizimkinin arkadaşı sevinçten
ağlıyordu. Soru ve cevap sanki bu soru sorulsun, cevabı verilsin diye
yaratılmıştı. Sessizlik ilk defa bağırmak, haykırmak istiyordu ve bütün
gözler genç adamdaydı.

Usulca doğruldu oturduğu yerden, etrafını şöyle bir süzdükten sonra,
gözlerini padişahın gözlerine dikti, sarhoş gibiydi. Kendinden emin bir
ifadeyle:

- Hayır , dedi, kızınızı istemiyorum.

Birden ortalığı bir sessizlik kaplayıverdi. Padişah mahzundu, halk hayret
içndeydi, vezirler şaşkınlıkla birbirine bakıyor, bilge tebessüm
ediyordu. Aşık çobanın genç arkadaşı yaşlı gözlerini silip, birden ileri
atılarak bozdu sessizliği. Dostunun yanına geldi, kulağına eğilip:

- Sen ne yapıyorsun, dedi, kırk gündür bu çileyi ne diye çektin sen, neyi
reddettiğinin farkında mısın?

Güldü aşık çoban gözleriyle ihtiyar bilgeyi arayarak:

- A dostum, dedi, ben kırk gün padişahın kızı için Allah dedim, Allah
padişahla vezirlerini ayağıma getirdi. Ya bir de Allah için Allah
deseydim...

 TABİ BİZDEN NE ÇOBAN OLUR NE KÖY NE KASABA NEDE ALLAH AŞIĞI

 ALLAH SONUMUZU HAYREYLEYE

 

 

ÜMİTSİZ OLMAYAN

2/7/2007

O İNSANLAR ÜMÜTLERİ KESTİKTEN SONRA

YAĞMURU İNDİRENDİR

RAHMETİNİ HER TARAFA YAYANDIR

O DOST OLANDIR

ÖVÜLMEYE EN LAYIK OLANDIR.

(ŞURA28)

ya rabbi

25/4/2007

Ya Rabbi ya Rabbi ilahi ya Rabbi,

İstediğine istediğini veren, istediği zaman alma gücüne sahip olan ulu Allahım. Şu anda kapına geldik yüce huzuruna durduk, tevbe ettik bizleri huzurundan boş geri çevirme ya Rabbi.

            Okumuş olduğumuz hatmi şerifi, yapmış olduğumuz sohbetleri, getirmiş olduğumuz kelime-i şehadetleri ehsenen surette kabul, kabullerin en güzeliyle kabul ve makbul eyle.

            Hasıl olan sevabı evvela bizzat hacai kainat başlarımızın tacı, gönüllerimizin ilacı peygamber efendimizin aziz, latif ruh-i şerifelerine hediye eyledik sen vasıl eyle.

            Hasıl olan sevabı Hz. Adem’den peygamberimize kadar gelip geçmiş her ne kadar peygamber varsa onların da ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle.

            Hasıl olan sevabı Kur’an’ı elden ele dilden dile gönülden gönüle ulaştıran sahabe-i güzin, tabiin ve tebeüt tabiinlerin de ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle ya Rabbi.

            Hasıl olan sevabı Hz. Ebu Bekir’den zamanımıza kadar gelip geçmiş her ne kadar meşayih, şehid varsa onların da ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle.

            Toprak altında çürümüş, isimleri unutulmuş, nesilleri kesilmiş, bize de bir fatiha okuyacak yokmu diyen Müslüman din kardeşlerimizin de ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle.

            Bu hatmi şerife vesile olanların amellerini makbul, ticaretlerini lentebur eyle. Her ne murad ile okutmuşlarsa muradlarına nail eyle.

            Uzaktan ve yakından gelerek burada toplanan Müslüman kardeşlerimizin ve ev sahibinin ölmüşlerine rahmet eyle, günahlarını af ve mağfiret eyle, Peygamberimizin şefaatine nail eyle, geride kalanlara sağlık, sıhhat ve afiyetler ihsan eyle.

            Biz de ölülerin halleriyle hallendiğimiz zaman göğsümüzde iman karşımızda Peygamberimiz, “Korkma ya ümmetim! İlk gecen asan olsun, sualin kolay olsun.” demesini cümlemize nasip eyle.

            Kabirlerimizi cennet bahçelerinden bir bahçe eyle, kıyamet gününün korkunç hallerinden feryad u figan edildiği zaman bizlere imdad eyle, burada toplandığımız gibi ahırette Peygamberimizin rıva-ül hamd sancağı altında toplanmayı nasip eyle.

            Şu mübarek günlerde namazı niyazı bırakan, içki ve kumarla evinin yolunu unutan müslüman din kardeşlerimize de hidayetler nasip eyle.

            Çocuklarımızı edepli, ahlaklı , ana-babasına saygı gösteren, Allah’ına peygamberine hürmet ve tazim edenlerden, din ve mukaddesatına gönülden bağlı olanlardan, ibadet ü taatine devam edenlerden eyle.

            Ordularımızı karada ve denizde daima mensur ve muzaffer eyle, vatanımıza ve İslam’a göz diken dahili ve harici düşmanlara fırsat verme, ıslahları mümkünse ıslah eyle, mümkün değilse Kahhar simi şerifinle kahru perişan eyle. Kafirleri münafıkları birbirine düşür, bizleri aralarından salih olarak çıkar. İslamı aziz, küfrü zelil eyle ya Rabbi.

            Ya Rabbi ümmeti Muhammedin hasta kullarına şifa, borçlu kullarına eda, dertli kullarına deva ihsan eyle.

            Müslümanları her türlü hastalıklardan,tehlikelerden, zararlardan, ziyanlardan hıfzu himaye eyle.

            Gıybetten, hasetten, yalandan, kibirden, ucubdan sana sığınıyoruz muhafaza eyle.

            Öbür alemde cennet ve cehennem fırkalara ayrılacağı zamanda bizleri cennet fırkasına dahil eyle.

            Kur’anın ahkamını yaşayıp tatbik edenlerden eyle. Kıyamete kadar baki kalacağını vaat ettiğin din-i mübin-i İslamı ülkemizde payidar eyle, İslamiyeti güneşin girdiği yere kadar girdir.

            Bütün uzuvlarımızı ne için yaratmışsan o yerde kullanma şuurunu nasip eyle. Cümlemize hüsnü hayat, hüsnü hatime, keskin zeka ihsan eyle.

            Peygamberimiz hayır adına senden neleri istemişse biz de onları istiyoruz ihsan eyle. Peygamberimiz şer adına sana nelerden sığınmışsa biz de onlarda sana sığınıyoruz muhafaza eyle. Bir Müslüman’a yakışmayan tembellikten, acizlikten sana sığınıyoruz muhafaza eyle. Nefsimizin şerrinden, şeytanın şerrinde sana sığınıyoruz muhafaza eyle.

            Ya Rabbi evi olmayanlara ev, aşı olmayanlara aş, işi olmayanlara iş, evladı olmayanlara evlad, eşi olmayanlara hayırlı eş ihsan eyle.

            Ya Rabbi cümlemize sabri cemil, lisanı zakir ihsan eyle. Son nefesimize kadar İslam üzere yaşayıp iman üzere ölmeyi nasip eyle.

            Dünyanın belalarından, ahiretin azabından bizleri muhafaza eyle, Kur’an hürmetine bizlere afiyet ver. Kuranı dünyada arkadaş, kabirde yoldaş, kıyamette bize şefaatçı, sıratta bize nur eyle. Okuduğumuz Kuranın hürmetine günahlarımızı ört. Bizleri muhlis kullarından eyle. Bizleri Müslüman olarak öldürüpsalih kullarının arasına kat ya Rabbi.

            Amin diyen kullarını iki cihanda aziz eyle, cennetinle, cemalinle şereflendir.

            Ya Rabbi(5 kez), Ya Erhamerrahimin(3 kez) yaz el celali vel ikram. Burada bulunan cemaatın hali sana malumdur.kalblerinden geçen her ne muradları var ise hayırlısı ile muradlarına nail eyle, hacetlerini gör ya Rabbi.

            Dualarımızın ve tevbelerimizin kabulü için buyrun: Eşhedü…..

            Bu kelimeyi mübarekeyi söyleyerek çene kapamak nasip olması için buyrun: Eşhedü...

            Sübhene rabbike rabbil izzeti amma yesifun ve selamün alel murselin velhamdulillahi rabbil alemin. Hayırların fethi, şerlerin defi, ümmeti Muhammedin sağlık ve selameti için, namaz muhabbeti olmayanlara namaz muhabbeti, örtü muhabbeti olmayanlara örtü muhabbeti olması için, ölmüşlerimizin ruhu için, peygamberimizin ruhu için, bilhassa Allah rızası için EL FATİHA.

 

 

25/4/2007

 

Ya Rabbi ya Rabbi ilahi ya Rabbi,

İstediğine istediğini veren, istediği zaman alma gücüne sahip olan ulu Allahım. Şu anda kapına geldik yüce huzuruna durduk, tevbe ettik bizleri huzurundan boş geri çevirme ya Rabbi.

            Okumuş olduğumuz hatmi şerifi, yapmış olduğumuz sohbetleri, getirmiş olduğumuz kelime-i şehadetleri ehsenen surette kabul, kabullerin en güzeliyle kabul ve makbul eyle.

            Hasıl olan sevabı evvela bizzat hacai kainat başlarımızın tacı, gönüllerimizin ilacı peygamber efendimizin aziz, latif ruh-i şerifelerine hediye eyledik sen vasıl eyle.

            Hasıl olan sevabı Hz. Adem’den peygamberimize kadar gelip geçmiş her ne kadar peygamber varsa onların da ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle.

            Hasıl olan sevabı Kur’an’ı elden ele dilden dile gönülden gönüle ulaştıran sahabe-i güzin, tabiin ve tebeüt tabiinlerin de ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle ya Rabbi.

            Hasıl olan sevabı Hz. Ebu Bekir’den zamanımıza kadar gelip geçmiş her ne kadar meşayih, şehid varsa onların da ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle.

            Toprak altında çürümüş, isimleri unutulmuş, nesilleri kesilmiş, bize de bir fatiha okuyacak yokmu diyen Müslüman din kardeşlerimizin de ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle.

            Bu hatmi şerife vesile olanların amellerini makbul, ticaretlerini lentebur eyle. Her ne murad ile okutmuşlarsa muradlarına nail eyle.

            Uzaktan ve yakından gelerek burada toplanan Müslüman kardeşlerimizin ve ev sahibinin ölmüşlerine rahmet eyle, günahlarını af ve mağfiret eyle, Peygamberimizin şefaatine nail eyle, geride kalanlara sağlık, sıhhat ve afiyetler ihsan eyle.

            Biz de ölülerin halleriyle hallendiğimiz zaman göğsümüzde iman karşımızda Peygamberimiz, “Korkma ya ümmetim! İlk gecen asan olsun, sualin kolay olsun.” demesini cümlemize nasip eyle.

            Kabirlerimizi cennet bahçelerinden bir bahçe eyle, kıyamet gününün korkunç hallerinden feryad u figan edildiği zaman bizlere imdad eyle, burada toplandığımız gibi ahırette Peygamberimizin rıva-ül hamd sancağı altında toplanmayı nasip eyle.

            Şu mübarek günlerde namazı niyazı bırakan, içki ve kumarla evinin yolunu unutan müslüman din kardeşlerimize de hidayetler nasip eyle.

            Çocuklarımızı edepli, ahlaklı , ana-babasına saygı gösteren, Allah’ına peygamberine hürmet ve tazim edenlerden, din ve mukaddesatına gönülden bağlı olanlardan, ibadet ü taatine devam edenlerden eyle.

            Ordularımızı karada ve denizde daima mensur ve muzaffer eyle, vatanımıza ve İslam’a göz diken dahili ve harici düşmanlara fırsat verme, ıslahları mümkünse ıslah eyle, mümkün değilse Kahhar simi şerifinle kahru perişan eyle. Kafirleri münafıkları birbirine düşür, bizleri aralarından salih olarak çıkar. İslamı aziz, küfrü zelil eyle ya Rabbi.

            Ya Rabbi ümmeti Muhammedin hasta kullarına şifa, borçlu kullarına eda, dertli kullarına deva ihsan eyle.

            Müslümanları her türlü hastalıklardan,tehlikelerden, zararlardan, ziyanlardan hıfzu himaye eyle.

            Gıybetten, hasetten, yalandan, kibirden, ucubdan sana sığınıyoruz muhafaza eyle.

            Öbür alemde cennet ve cehennem fırkalara ayrılacağı zamanda bizleri cennet fırkasına dahil eyle.

            Kur’anın ahkamını yaşayıp tatbik edenlerden eyle. Kıyamete kadar baki kalacağını vaat ettiğin din-i mübin-i İslamı ülkemizde payidar eyle, İslamiyeti güneşin girdiği yere kadar girdir.

            Bütün uzuvlarımızı ne için yaratmışsan o yerde kullanma şuurunu nasip eyle. Cümlemize hüsnü hayat, hüsnü hatime, keskin zeka ihsan eyle.

            Peygamberimiz hayır adına senden neleri istemişse biz de onları istiyoruz ihsan eyle. Peygamberimiz şer adına sana nelerden sığınmışsa biz de onlarda sana sığınıyoruz muhafaza eyle. Bir Müslüman’a yakışmayan tembellikten, acizlikten sana sığınıyoruz muhafaza eyle. Nefsimizin şerrinden, şeytanın şerrinde sana sığınıyoruz muhafaza eyle.

            Ya Rabbi evi olmayanlara ev, aşı olmayanlara aş, işi olmayanlara iş, evladı olmayanlara evlad, eşi olmayanlara hayırlı eş ihsan eyle.

            Ya Rabbi cümlemize sabri cemil, lisanı zakir ihsan eyle. Son nefesimize kadar İslam üzere yaşayıp iman üzere ölmeyi nasip eyle.

            Dünyanın belalarından, ahiretin azabından bizleri muhafaza eyle, Kur’an hürmetine bizlere afiyet ver. Kuranı dünyada arkadaş, kabirde yoldaş, kıyamette bize şefaatçı, sıratta bize nur eyle. Okuduğumuz Kuranın hürmetine günahlarımızı ört. Bizleri muhlis kullarından eyle. Bizleri Müslüman olarak öldürüpsalih kullarının arasına kat ya Rabbi.

            Amin diyen kullarını iki cihanda aziz eyle, cennetinle, cemalinle şereflendir.

            Ya Rabbi(5 kez), Ya Erhamerrahimin(3 kez) yaz el celali vel ikram. Burada bulunan cemaatın hali sana malumdur.kalblerinden geçen her ne muradları var ise hayırlısı ile muradlarına nail eyle, hacetlerini gör ya Rabbi.

            Dualarımızın ve tevbelerimizin kabulü için buyrun: Eşhedü…..

            Bu kelimeyi mübarekeyi söyleyerek çene kapamak nasip olması için buyrun: Eşhedü...

            Sübhene rabbike rabbil izzeti amma yesifun ve selamün alel murselin velhamdulillahi rabbil alemin. Hayırların fethi, şerlerin defi, ümmeti Muhammedin sağlık ve selameti için, namaz muhabbeti olmayanlara namaz muhabbeti, örtü muhabbeti olmayanlara örtü muhabbeti olması için, ölmüşlerimizin ruhu için, peygamberimizin ruhu için, bilhassa Allah rızası için EL FATİHA.

 

 

Mide ve Sindirim Sistemi Bozuklukları BİTKİSEL ÇÖZÜM DENEYİN MUTLAKA

17/3/2007

SİNDİRİM SİSTEMİ

 

Mide veya sindirim sisteminde görülen rahatsızlıkların çoğu, sinirlerin devamlı olarak gergin olmasından veya karaciğer hastalıklarından kaynaklanır. Çünkü sinir sisteminin bozulması, vücuttaki bütün salgı bezlerini, bu arada mide ve karaciğer salgı bezlerini de etkiler. Ayrıca, karaciğere dokunacak şeylerin devamlı olarak kullanılması da, sindirim sisteminde rahatsızlıkların doğmasına uygun zemini hazırlar.
Mide veya sindirim sisteminde meydana gelen rahatsızlıklar şöyle tespit edilir:
- Mide yanması, mide zafiyeti : Yemeğe başladıktan kısa bir süre sonra başlayıp, devam eden ağrılar.
- Mide iltihabı, onikiparmak ülseri : Yemek yedikten kısa bir süre sonra başlayan ağrılar.
- Mide ülseri : Yemek tedikten 2-3 saat sonra başlayan ağrılar.
Hepsinde de uyulması gereken kurallar kısaca şu şekide sıralanabilir.
- Yemeğe çiğ salata veya taze meyve ile başlamak sindirim sistemi için çok faydalıdır.
- Lokmalar iyice çiğnenmeli ve yavaş yenmelidir.
- Sofradan, tam manasıyla doymadan kalkmalıdır.
- Yemekte ve yemekten sonra fazla miktarda su içmemelidir.
- Çok sıcak veya çok soğuk şeyler yenmemelidir.
- Yemekleri her gün belirli saatlerde yemelidir.
- Yemekten sonra 1 saat kadar istirahat etmelidir.
Mide ve sindirim bozukluklarının tedavisinde aşağıdaki reçeteler uygulanır.
Tedavi için gerekli malzeme : Kerviz kökü, su.
Hazırlanışı : 4 bardak suya 1 tane kereviz kökü konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Yemeklerden sonra ikişer çorba kaşığı içilir.

Mide Ağrısı


Mide veya karın ağrısı karnın üst kısmında, bazen de sırt bölgesinde hissedilir. Bu ağrılar bir takım hastalıkların belirtisidir. Örneğin; gastrit, kolit, sinirsel hazımsızlıklar, müzmin safra kesesi iltihabı, safra taşı, mide ülseri, veya mide kanserinde yukarıda tarif edilen şekilde ağrılar görülür. Kısa süreli mide veya karın ağrılarında tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır. 1-2 günde geçmeyen ağrılarda doktora başvurmak gerekir.
Tedavi için gerekli malzeme : Kuru soğansuyu.
Hazırlanışı : 1 fincan suya, 5 damla kuru soğan suyu konur. İyice karıştırıldıktan sonra içilir. Aynı işlem günde üç kere tekrarlanır.

Mide Bulantısı


Midede duyulan ve insana kusacak gibi bir duygu veren hale bulantı denir. Nedenleri çok çeşitlidir. Yemeklerin mide ve bağırsaklarda gereği gibi hazmedilmemiş olması, mide, bağırsak, safra kesesi, karın zarı veya böbreklerde iltihaplanma, mikroplu hastalıklar, sigara tiryakiliği, alkoliklik ya da sinir bozukluğu mide bulantısına neden olabilir. 1-2 gün içinde geçmezse, doktora başvurmak gerekir. Mide ve bağırsak bozukluklarından kaynaklanan mide bulantılarının tedavisinde aşağıdaki reçeteler kullanılır.
Tedavi için gerekli malzeme : Nane, limon.
Hazırlanışı : 4 bardak suya 1 çorba kaşığı nane ve orta boyda bir limonun kabukları konup, 10 dakika kaynatılır. Süzüldükten sonra 1 çay bardağı içilir.

Mide Ekşimesi


Nedenleri çok çeşitli olan bir rahatsızlıktır. Hastanın midesinde yanma ile birlikte ekşime de vardır. Ağzına ekşi ve yakıcı bir sıvı dolar. Bu belirtiler aç veya tok karnına görülebilir. Ağır yemekler, bozulmuş yiyecekler, mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri, safra kesesi iltihabı, mide ekşimesine neden olabilir. Tedavinin ilk şartı, hastalığı doğuran nedeni bulmaktır. Doktora gitmek gerekir. Mide ekşimesinden şikayet edenlerin, yemeklerini gayet iyi çiğnemeleri, biberli, baharatlı, ekşili, salamura yapılmış gıdaları terk etmeleri gerekir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler de kullanılır.
Tedavi için gerekli malzeme : Karbonat, su.
Hazırlanışı : 1 su bardağı soğuk suya 1 kahve kaşığı karbonat konup, iyice karıştırıldıktan sonra içilir.

Mide Kanaması


Mide ülseri, mide kanseri veya mideye giren sert bir cismin yaptığı tahribat sonucu görülür. Hastanın gaitası kanlı ve kahve telvesi görünümündedir. Mide kanaması geçiren hastaya şu şekilde yardımcı olunur. - Telaşlanmayın, Hastayı hemen yatırın, Bir su bardağı soğuk sütü veya bir bardak soğuk suyu yavaş yavaş içirin. Bunların yerine ufak bir parça buz da yutturabilirsiniz. Mümkünse hastaneye götürün Kanama durdurulduktan sonra, havuç suyu içirilebilir.

Mide Kanseri


Tedavi edilmeyen mide ülseri, müzmin gastrit ve çok içki içmenin neden olduğu bir çeşit kanserdir. Hastanın göğüs boşluğunda, yanma ve ağrı, sık sık susama, bulantı, kusma, kansızlık, ruhi çöküntü, az idrar ve sert büyük abdest görülür. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, iyileşme ihtimali o kadar fazla olur. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.
Tedavi için gerekli malzeme : Karanfil, su.
Hazırlanışı : Bir bardak sıcak suya, taze koparılmış ve ufalanmış 1 tane karanfil çiçeği konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülüp, aç karnına içilir. Bu işlem her yemekten önce tekrarlanır.

Mide Krampı


Midede veya bağırsaklardaki hazmolmuş gıdaların, oralarda herhangi bir yere takılması sonucu şiddetli bir ağrı meydana getirmesine mide krampı veya mide spazmı denir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.
Tedavi için gerekli malzeme : Tarçın, su.
Hazırlanışı : Bir çay bardağı sıcak suya, 1 kahve kaşığı tarçın konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir.

Mide Sarkması


Midede haddinden fazla gaz, ağrı, ve iştahsızlıkla kendini gösteren bir durumdur. Nedeni, mide kaslarının zayıfaması sonucu midenin bulunduğu yerden aşağıya sarkmış olmasıdır. Hasta midesinin çeşitli yerlerindeki ağrılardan, iştahsızlıktan ve ağzına sık sık ekşi su gelmesinden şikayet eder. Öncelikle, midedeki gaz ve asit fazlalığı tedavi edilmelidir. Bunun için gaz ve asit giderici reçeteler uygulanır. Ayrıca az fakat sık sık yemek yeme, yemekleri belirli saatlerde yemeyi alışkanlık haline getirmek tedaviye yardımcı olur. Aşağıdaki reçeteler de aynı amaçla uygulanır.
Tedavi için gerekli malzeme : Kepek veya beyaz kil, su.
Hazırlanışı : Dört bardak suya 2 avuç kepek veya 1 avuç beyaz kil konur. Lapa haline gelinceye kadar kaynatıldıktan sonra, temiz bir bezin içine doldurulup, midenin üstüne konur. Bu işlem her akşam yatmadan yarım saat önce tekrarlanır.

Mide Şişkinliği


Çoğunlukla çabuk yemek yiyenlerde, sinir veya sindirim sistemi bozuk olanlarda görülen bir durumdur. Midede aşırı derecede gaz ve midenin üst kısmında şişkinlik vardır. Hasta, sık sık geğirir. Sebebi midedeki salgı bezlerinin yeteri kadar çalışmaması, asit fazlalığı veya yemeklerin yeteri kadar çiğnenmeden yenmesidir. Tedaviye başlamadan önce, ağızdaki eksik dişler tamamlattırılmalı, çürük dişler de tedavi ettirilmeli, yemekleri yavaş yeme alışkanlığı kazanmalıdır. Ayrıda aşağıdaki reçeteler de uygulanır.
Tedavi için gerekli malzeme : Zeytinyağı, limon.
Hazırlanışı : Bir çorba kaşığı saf zeytinyağına 2 çorba kaşığı limon suyu konur. İyice karıştırıldıktan sonra içilir. Bu işlem, her sabah kahvaltıda tekrarlanır.

Mide Tembelliği


Midenin besinleri gereği gibi ve normal sürede hazmedememesine mide tembelliği bir başka ifadeyle mide zafiyeti denir. Nedeni, midede asit fazlalığı, mide kaslarının zayıflamış olması veya midenin hazım için gerekli olan salgıyı yapamamasıdır. Tedavi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.
Tedavi için gerekli malzeme : Fesleğen, su.
Hazırlanışı : Dört bardak suya 3 tutam fesleğen konur. Kaynatılıp, süzülür Yemeklerden 10 dakika sonra, birer kahve fincanı içilir.

Mide Ülseri


Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir. Baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazı kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu işaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir.
- Tedavi süresince istirahat edin.
- Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin.
- Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın.
- Sigara, çay, kahve ve alkolü bırakın.
- Diş sağlığına önem verin.
- Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri ve patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin Ayrıca aşağıdaki reçetelerden herhangi birini kullanmak da faydalıdır.
Tedavi için gerekli malzeme : Lahana
Hazırlanışı : İki avuç dolusu lahana yaprağı, önce soğuk su ile yıkanır. Sonra ezilerek suyu çıkarılıp, 1 kahve fincanı içilir. Aynı işlem 6 saat ara ile 3 hafta boyunca yapılır.

Mide Üşütmesi


Mide üşütmesini tedavi etmek amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.
Tedavi için gerekli malzeme : Nane, limon, su.
Hazırlanışı : Bir bardak suya 1 tatlı kaşığı nane ve bir adet limonun kabukları konup kaynatıllır. Günde 3 kere birer çay bardağı sıcak sıcak içilir.

Mide Yanması


Göğüs kemiğinin arka tarafında hissedilen yanma ile kendini gösterir. Nedeni midede fazla miktarda asit bulunmasıdır. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.
Tedavi için gerekli malzeme : Bal, su.
Hazırlanışı : Bir çay bardağı suya, 1 tatlı kaşığı süzme bal ve iki çorba kaşığı limon suyu konur. Karıştıtılıp içilir. Aynı işlem günde 3 kere tekrarlanır.

EY İNSAN DİNLE

17/3/2007

 

 

reflü

27/1/2007

 

Gastroözofageal Reflü Tedavisinde Sosyal Önlemler Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Cuma, 10 Kasım 2006

Yaşam tarzı değişiklikleri:

Tedavi mutlaka sosyal tedbirler de denilen yaşam tarzı değişiklikleri ile başlamalıdır ve her olguda uyulması önerilir. Bu tedbirler tabloda özetlenmiştir. Yaşam biçiminin yakınmaların ortaya çıkışında önemli olduğu bir grup hasta (tüm reflü olgularının %10'u) sosyal önlemlerle yakınmasız kalabilir. Burada önemli olan EĞER olgu belirgin kilolu ise zayıflatılmalı, EĞER yakınmalar diyete bağlı ise değiştirilmeli, EĞER gece ortaya çıkan sorunlar varsa yatak başı yükseltilmelidir. Özellikle neden-sonuç ilişkisinin açık olduğu hastalarda uygulanmalıdır. Örneğin alkol alımı sonrası yakınmalar ortaya çıkıyorsa alkol alınmamalıdır veya hastanın alkol alması gerekiyorsa öncesinde ilaç içilmesi yararlı olur. Yaşam tarzında reflüye neden olan faktörler şöyle sıralanabilir:

Şişmanlık (obesite):

ImageHastalarımıza ısrarla zayıflamalarını vurgulamamıza karşın yakınlarda yayınlanan birkaç çalışmaya kadar şişmanlığın reflüye neden olduğu veya kilo kaybının olumlu etkilerini gösteren hiçbir klinik çalışma yoktu. Bazı çalışmalarda kilo kaybının yararı gösterilmişse de bunların bir kısmı ya aşırı kilolu olup genel populasyonu temsil etmeyenlerde veya küçük hasta gruplarında yapılmıştır. Obeslerin zayıf görünmek için giydikleri dar giysilerin reflüyü artırdığı ya da zayıflama sırasında daha az yağlı yiyecek alınıyor olması obesite ile reflünün klinik birlikteliğini açıklayıcı diğer nedenler olabilir.

Egzersiz:

Reflü oluşumunda önemli bir rolü vardır. Bu özellikle kalp hastalığı benzeri göğüs ağrısı olan ve normal koroner anjiogramlı olgularda önem taşır. Sağlıklı kişilerde jogging sırasında reflü oluştuğu da gözlenmiştir. Bu bulgular egzersizin reflü nedeni olarak önemli rolü olduğunu düşündürmektedir. Yine de olguların zayıflamaları olasılıkla daha önemli olduğundan egzersiz yapmaları önerilebilir.

Yatak başucunu yükseltme ve aç karnına uyuma:

ImageReflü geceden çok, gündüz ve yemek sonrası ortaya çıkar. Eğer gece reflüsü daha fazlaysa gece son yemekten sonra 2-3 saat yatılmaması (hastalarımıza aç karnına uyumasını öneriyoruz), özellikle akşam yemeğinin hafif ve yağsız yenilmesi, yatağın baş kısmının yükseltilmesi yararlı olabilir.
Normal kişilerde görülen (fizyolojik) reflü ayaktayken daha sıklıkla oluşur. Bunun nedeni belki de yatar pozisyonda koruyucu olarak yemek borusu alt ucundaki kapağın basıncındaki artmadır. Sürekli reflü yakınması olan olgularda ise yatar pozisyonda ya da her iki pozisyonda reflü sıklığı normallerle karşılaştırıldığında artmıştır. Bu gözlemler reflü olgularında reflü sıklığı ve süresinin beden duruşundan (postür) etkilendiğini gösterir. İntraözofageal pH ölçümü ile yapılan çalışmalarda yatak başının yükseltilmesinin reflü sıklığında azalmaya yol açtığı gözlenmiştir. Yatak başını 20 cm yükseltmekle reflü sıklığında orta derecede düzelme saptanırken, asidin yemek borusundan hızla temizlendiği gözlenmiştir. Omuz altına 30 cm'lik üçgen şeklinde konan süngerin de reflü süresinde azalmaya yol açtığı saptanmıştır. Yemek sonrası sağ yana yatılması sol yana göre belirgin daha fazla reflü oluşturur. Yatak baş kısmının yükseltilmesinde yastık koyulması pek yararlı bulunmamıştır. Yatağınızın baş kısmındaki ayakların altına takoz vs koyarak yükseltmek veya sert bir plastikten kestirilecek üçgen şeklinde bir parçanın (kama gibi) yatağın baş kısmının altına konması yararlı olabilir.

Gıdalar:

ImageHastalar ve hekimler uzun zamandan beri çeşitli yiyeceklerin reflü yakınmalarında artmaya neden olduğunun farkındadırlar. Yiyeceklerin ya yemek borusu alt ucundaki kapağı gevşeterek ya da doğrudan buradaki dokuyu bozarak reflüye neden oldukları düşünülmektedir. Karbonhidratların yemek borusu alt ucundaki kapağı gevşetmede pek zararlı rol oynamadıkları ancak yağların belirgin etki oluşturdukları bilinmektedir. Yağlı yiyecekler yemek borusu alt ucundaki kapağın basıncını azaltmaları yanı sıra mide boşalmasında gecikmeye de yol açar, aşağıya gidemeyip midede biriken gıda, asit vs yukarı kaçar ve sonuçta reflüye neden olur. Baharatlı yiyecekler, sarımsak, soğan, portakal suyu, kahvenin yemek borusu duyu sinirlerini doğrudan etkilemek yolu ile reflüye neden oldukları belirtilmektedir. Hipertonik (çok yoğun içerikli; örneğin kola, pizza, baklava vs ağır tatlılar) yemek borusu hücrelerinde doğrudan zararlı etki oluşturdukları, ayrıca asidin etkisini artırdıkları gösterilmiştir.
Yiyeceklerin etkileri tabloda özetlenmiştir.

Reflü yakınmalarını artıran yiyecekler (yakınma oluşturma %)
  Yanma Sıklığı
Yiyecek Hergün Haftada birden az
Etler
     Domuz eti
     Tütsülenmiş et
     Yemek etleri
     Hot dog

60
56
60
68

19
31
31
62
Sebzeler
     Domates
     Biber

76
72

37
50
Meyveler
     Portakal
     Elma

72
52

24
12
İçecekler
     Portakal suyu
     Alkol
     Kahve

76
60
68

31
62
31
Diğer
     Yağlılar
     Kızartmalar
     Baharatlılar
     Çukulata

76
88
88
40

38
56
80
12

Yemek miktarı da alınan gıdalar kadar önemli olduğundan bir kerede aşırı yemek yerine az ve sık öğünler tercih edilmelidir. Katı bir diyet yerine reflü belirtilerini ortaya çıkaran gıdalardan uzak durulmasının vurgulanması yeterlidir. Bazı gıdaların reflüye bağlı yanmayı artırma oranları tabloda verilmiştir.

Kahve ve sıcak gıdalar:

ImageKahvenin yakınmaları artırıcı etkisi uzun süredir bilinmektedir. Yemek borusu alt ucundaki kapağa etkileri yanısıra yüksek ısısı da göz önüne alınmalıdır. Isının yakınmaları artırıcı etkisi klinik olarak da gözlenmekte olup bir çalışmada deney tavşanlarının yemek borularında 48°C'den yukarı ısılarda hasar başladığı ve 58°C'de hasarın çok daha şiddetli olduğu gözlenmiştir. Bir fikir vermek açısından Fast Food zincirlerinde kahvenin genellikle 78°C'de satıldığı belirtilmelidir. Bu nedenle kahveye ait etkilerin bir kısmının yüksek ısıdan kaynaklanabileceği düşünülebilir. Sonuçta kahvenin başta yüksek ısı olmak üzere çoklu etki gösterdiği söylenebilir. Yukarıda belirtilen nedenlerle hastalara genel olarak sıcak her tür yiyecek içecekten kaçınmaları önerilebilir. Burada ülkemizde çok tüketilen çay yanısıra çorbalar da vurgulanmalıdır. Çayın diğer etkileri ve soğuk konusunda yayın yoktur.

Alkol:

ImageArtan etanol (alkollü içkilerin ana bileşenlerinden birisi; içkilerin sertliği etanol içeriğine göre belirlenir) oranları ile paralel olarak alkollü içecekler yemek borusu hücreleri üzerinde ciddi zararlı etkiler oluştururlar. Bu nedenle olgulara alkollü içeceklerin alınmaması ısrarla vurgulanmaktadır. Sosyal nedenlerle zorunluluk bulunması durumunda olabildiğince düşük etanol içerikli olanlar (örneğin bira) tercih edilmelidir. Biranın mayalı olması nedeniyle daha fazla yakınma oluşturduğu iddialarının bilimsel kanıtları yoktur. Aslında yüksek etanol içerikli içecekler olasılıkla oluşturdukları ağrı kesici etki nedeniyle yakınmaların derhal hissedilmesini engellerler fakat kesinlikle daha ağır yıkım oluştururlar.

Sigara:

Sigaranın yemek borusu alt ucundaki kapağın basıncında azalma, mide boşalmasında yavaşlama ve reflü sayısında artmaya yol açtığı gösterilmiştir. Aynı zamanda sigaranın tükrük salgılanması üzerine de olumsuz etkileri olduğunu gösterir bulgular vardır.

Stres:

Stresin reflü ile birlikteliği önceden beri bilinmekle birlikte, bu birlikteliği destekleyen çok az sayıda veri vardır. Sağlıklı gönüllülerle yapılan bir çalışmada zor görev sırasında reflüde herhangi bir artış saptanmamıştır. Son zamanda yapılan bir başka çalışmada ise zor bir görev sırasında reflü parametrelerinde değil fakat yakınmalarında artma olduğu gözlenmiştir. Hastalığa katkıda bulunabilirse de yol açtığını iddia etmek çok zordur!

Örneğin yüksek tansiyon ve reflü ya da astımı bulunan veya hormon kullanan hastalar için konunun iki boyutu var; öncelikle kullanılan ilaçların reflüyü artırdığı biinmelidir. Eğer kullanılması şartsa reflünün önceliği yoktur ve daha ciddi bir hastalık söz konusu ise (örneğin tansiyon yüksekliği) bu hastalık öncelik taşır. Doktorunuza alternatif ilaç olup olmadığını sorun, ilacınızı değiştirebilir. Reflü oluşumunu kolaylaştıran ilaçlar tabloda belirtilmiştir.
İlaç kullanımın bir başka boyutu da reflünüz için aldığınız ilacın zaten kullanmakta olduğunuz diğer ilaçlarla etkileşmesi sorunudur. Örneğin kalp hastalığı için alınan digital (digoksin gibi) veya kan pıhtılaşmasını engelleyen Coumadin özellikle yukarıda proton pompası inhibitörleri başlığı altında sayılan omeprazol ile etkileşir ve ilaçların vücuttaki etkileri artar.
Lütfen sürekli kullandığınız ilaçlarınızı her doktora gittiğinizde söyleyin!

SOSYAL TEDBİRLER

Kısaca özetleyecek olursak GÖRS tedavisinde diyet ile ilgili olarak hastalara belirtilmesi gerekenler:

  • Öğle yemeği ana öğün olmalı
  • Yatmadan önceki 3 saat süresinde yemekten kaçınılmalı
  • Yatmadan önce yağlı, baharatlı yiyecekler, alkol ve çukulata yenilmemeli
  • Yakınmaları artırdığı bilinen gıdalardan uzak durulmalı
  • Yatak başı yükseltilmeli
  • Sigara ve alkol yasaklanmalı
  • Yemeklerden sonra 2-3 saat yatılmamalı
  • Kaçınılması önerilen gıdalar:
    Aşırı sıcak
    Yağlı yiyecekler
    Çikolata
    Kahve
    Kolalı içecekler
    Domates suyu
    Ekşiler (sirke limon)
    Yağlı çerezler
    Kızartmalar
  • Kaçınılması önerilen ilaçlar:
    Antikolinerjikler (bazı mide hastalıklarında kullanılır)
    Teofilin (astım dahil akciğer hastalıklarında)
    Diazepam (uyku ilacı)
    Kalsiyum kanal blokerleri
    alfa ve beta agonistler (hipertansiyon tedavisi)
    Progesteron (bazı kadın hormonu ilaçları)

 

 

Ve terkettim senin ülkeni

10/1/2007

 

 

Ve terkettim senin ülkeni

Rüzgar olup, uçurdum saçlarını
Saçlarım birbirine karıştı diye söylendin bana.
Yağmur olup, akıttım rimellerini
Sırası mıydı deyip yağmurun kızdın bana.
Ardından güneş olup, ısıttım seni
Havanında dengesi bozuldu diye suçladın beni.
Gökkuşağı olup, renklendirdim etrafını
Sıradan bir olay diye geçiştirdin beni.
Ve terk ettim senin ülkeni...
Aysel Atalık

« Önceki :: Sonraki »

Blogcu.com bir Beril Teknoloji hizmetidir